İksir Dergi

The Treasure Of Sierra Madre

The Treasure Of Sierra Madre

Bir sinemasever olarak karşınıza çıktığım bu köşede ve ilk yazımda öncelikle belirtmek ve vurgulamak istediğim şudur: Ben sadece bir sinemaseverim, iddiasız bir sinemasever. Tüm iksir ailesini (bu yazımı okuyorsanız aileden oldunuz demektir.) muhabbetle selamlıyorum.

Dobbs: Geçen gece Oso Negro’da konuşan adamın sözlerine inanıyor musun? Hani altının bir adamın ruhunu değiştirdiğini ve onu bulmadan önceki halinden eser bırakmadığını söylemişti.

Curtin: Bence bu altını bulan adama bağlı.

Dobbs: Bence de öyle. Altın tek başına lanetli değildir. Bütün mesele onu bulan kişinin doğru adam olup olmamasında yatar.

Yukarıda repliğini aktardığım ve sizlerle paylaşmak istediğim ilk film hakkındaki neredeyse tüm bilgilerin tartışmalı olduğu Berick Traven’in "Aynı" adlı romanından, John Huston tarafından beyazperdeye uyarlanan ülkemizde ‘Altın Hazineleri’ ya da ‘Sierra Madre Hazineleri’ adıyla gösterilmiş ‘ The Treasure Of Sierra Madre’ olacak.

1948 yapımı film o sene dört dalda ödüle aday gösterilmiş ve bunlardan en iyi film ödülü hariç diğerlerini kazanmıştır. John Huston bu film ile en iyi yönetmen akademi ödülünü ve en iyi uyarlama senaryo ödülünü kazanmıştır. Walter Huston , John Houston’un babası, Bu filmdeki rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu akademi ödülünü kazanarak akademi ödüllerinde ilk kez baba- oğul ödül kazanmıştır. 1990 yılında Kongre Kütüphanesi tarafından kültürel tarihi ve estetik olarak önemli filmler arasına seçilerek ABD Ulusal Film Arşivinde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.\*

İlk film olarak Sierra Madre Hazineleri’ni seçmemde bir çok faktör olduğunu söyleyebilirim. Gözden kaçmış olabilecek olması, Oscar’a aday olup kazanamaması başta Humprey Bogart’ın canlandırdığı anti kahraman F. Dobbs karakteri ile verdiği oyunculuk dersi olmak üzere Walter Huston , Tim Holt ve Meksika yerlilerinin müthiş işler çıkarması ve yönetmenin baş yapıtı olması…

Film Kapitalist dünyanın zorluklarını göstererek başlar. Yönetmen bizi sefalet , işsizlik , çaresizlik ve umutsuzluğa ustaca şahit eder. Her şeyini kaybetmiş Dobbs ve arkadaşı Curtin tecrübeli ihtiyar Howard ile karşılaşır ve birlikte altın aramaya koyulurlar. Huston , Meksika’nın dağlık ve engebeli arazisinde çekim yapma konusunda ısrarcı olmuş ve kanımca bu sayede romanı iyi yansıtmış ve insan ruhunun iniş ve çıkışlarına göndermede bulunmuş. Çatallı kaktüsler ile yine ikilemlerimize ve adam öldürüp öldürmeme oylamasında da üç karakter üzerinden siyah, beyaz, gri yönlerimize vurgu yapmıştır. Filmde aksiyon yaratmak amacıyla romanda olmayan sahneler eklendiğini de belirteyim.

Sierra Madre Hazineleri macerayı başlı başına bir amaç olarak değil karakterlerin bir sınavı olarak kullanan Joseph Conrad geleneğinde bir hikayedir.** Sanırım başta Fred Dobbs olmak üzere , Howard ve Bob Curtin için zor bir sınav, onların nezdinde hepimiz için bir sınav , özellikle büyük konuşanlar, yaşamadan yargılayanlar için. Ne diyordu İsmet Özel : ‘ Allah, insanı iddiasından vurur.’ bakalım filmde kimler iddiasından vurulacak? Peki ya biz hemen her alanda iddasından vurulanlarla dolu çevremizde, bu konuda siyaseten oskarlık ülkemizde hangi iddiamızdan vurulduk? , vurulmaya devam ediyoruz veya vurulacağız? İçimizdeki ‘id’ ve Pahom’u\*** dizginledik mi?

Aksiyon , macera, dram, western, kara film Hırs, öfke , şüphe,ihanet Sert gerçekçi Yıllara meydan okuyan bir klasik Selam ve dua ile…

KAYNAKÇA \*Vikipedi **Roger Ebert \***Tolstoy , İnsan Ne ile Yaşar